 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | unapproachable | s. arkadaşlık edilmesi zor olan; ulaşılmaz; yaklaşılmaz; mukayese edilemeyecek kadar üstün.... |
| | shag | (i.), (f.) kaba saç veya tüy; ot kümesi; kaba tüylü kumaş veya bu kumaşın tüyü; ince kıyılmış sert tütün; (f.) kaba tü... |
| | persnickety | s., k.dili titiz, meraklı, kılı kırk yaran; aşırı dikkat ve ihtimam isteyen.... |
| | dunce | (i). ahmak veya kalın kafalı kimse. dunce cap eski devirlerde okulda tembel öğrencilerin ceza olarak başlarına giydikler... |
| | apercu | (i). bakış, nazar; özet, hulâsa, plan.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | padişah | sultan. sovereign. monarch. padishah. sov'ran.... |
| | bonfile | sirloin steak. fillet steak.... |
| | haşhaş | opium poppy. pot.... |
| | kesinlik | certainty. certitude. definiteness. exactitude. finality. positiveness. precision.... |
| | defter | account. notebook. register. copybook. exercise book. inventory. cahier. record. writing block. writing pad.... |
|
|
|
 |
|
 |
|