 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | diphthong | (i)., (dilb). diftong, iki seslinin bir hece halinde kaynaşması.... |
| | woolpack | i. yün balyası; yün balyası bağı; bulut yığını.... |
| | evoive | (f.) geliştirmek, inkişaf ettirmek; açmak, saçmak, dağıtmak, çıkarmak; gelişmek, inkişaf etmek; evrim geçirmek, tekâmül ... |
| | shoo | ünlem, (f). Haydi! Defol! Kışt! Hoşt!; (f). kovmak. shooin (i)., (A.B.D)., (k).dili kolay kazanılan seçim veya yarış; ka... |
| | slide | i. kayma; kaydırak; üstünden kayılarak gidilen yer; heyelân, toprak kayması; projeksiyon makinalannda kullanılan resim... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yük arabası | trolley.... |
| | ekonometri | econometrics.... |
| | işitmezlik | not hearing. pretending not to hear.... |
| | şimdiki zaman | present. the present continuous tense.... |
| | dilber | belle. captivating. charming. beautiful. comely. beautiful girl. beautiful woman.... |
|
|
|
 |
|
 |
|