 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | delinquent | (s)., (i). kabahatli, vazifede ihmalkâr olan, suçlu, mücrim; zamanı geldi- ği halde ödenmemiş; (i). görevini ihmal eden ... |
| | finagle | (f)., (k).dili hile yaparak elde etmek; aldatmak, kandırmak.... |
| | food | (i). yemek, yiyecek; gıda, besin; iaşe; (for animals) yem. food card yemek karnesi. food control yiyecek maddelerinin ... |
| | aware | (s).haberdar, farkında, vakıf, uyanık. be awere of farkında olmak, farkına varmak. awareness (i). farkında olama.... |
| | multiform | s. çok şekilli, çok biçimli.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | genel af | amnesty.... |
| | yüzde | per centum. percent. per cent. percent. percentage.... |
| | kansız | anaemic. anemic. bloodless.... |
| | yüzleşmek | face.... |
| | sicil | record. register. registry. calendar. enrollment. enrolment.... |
|
|
|
 |
|
 |
|