 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | drabble | (f). yerde sürükleyerek ıslatmak veya ıslanmak, su veya çamura bulamak, bulanmak.... |
| | bigamy | i. iki kişiyle evli olma.... |
| | groom | (i.), (f.) seyis, uşak; güvey; İngiliz sarayının hademelerinden biri; (f.) tımar etmek; çeki düzen vermek; giyinip kuş... |
| | booking | i. temsil veya konser için anlaşma; yer ayırma; bilet alma; deftere kaydetme. booking-office i., ing. bilet gişesi.... |
| | conifer | (i). (çam, fıstık gibi) kozalaklılar familyasından ağaç kozalaklı ağaç. Coni'ferae (i). kozalaklılar. conif'erous (s). ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | irtikap | malversation.... |
| | gangster | gangster.... |
| | vatansever | patriot. patriot yurtsever. patriotic yurtsever.... |
| | malt | Grain, usually barley, that has been allowed to sprout, used chiefly in brewing and distilling An alcoholic beverage, su... |
| | büyüleme | captivation.... |
|
|
|
 |
|
 |
|