 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | demount | (f). parçalara ayırmak, yerinden çıkarmak, sökmek; dağıtmak. demountables kolayca takılıp çıkarılabilir.... |
| | skiver | i. bir cins ince kösele; köseleyi tabaka tabaka kesmeye mahsus bıçak; köseleyi böyle kesen kimse.... |
| | highclass | (s)., (k).dili kaliteli.... |
| | nail | i. çivi, mıh; tırnak; hayvanlarda tırnak yerine bulunan pençe veya toynak; 5,7 santimetrelik kumaş ölçü birimi. nail br... |
| | discriminate | (f). ayırmak, tefrik etmek, temyiz etmek, fark etmek, fark görmek, farkına varmak; fark gözetmek, ayrı tutmak, ayırım... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eşleşmek | to pair off.... |
| | lahit | tomb.... |
| | ağartmak | bleach. whiten. decolor. blanch. blench. decolorize. decolour. decolourize.... |
| | tender | An offer to enter into a contract.... |
| | dudak | lip.... |
|
|
|
 |
|
 |
|