 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | griffon | (i.) kısa ve sert kıllı bir köpek; kızıl akbaba, (zool.) Gyps fulvus.... |
| | nestle | f. birbirine sokularak yatmak; barındırmak, sığındırmak; sıkı sarılmak, bağrına basmak.... |
| | bister, bistre | i. koyu kahverengi bir çeşit boya; kurum boyası.... |
| | singlehearted | s. temiz kalpli, sadık.... |
| | avoid | (f). sakınmak, çekinmek, kaçınmak , uzak durmak, içtinap etmek; (huk). bertaraf etmek, feshetmek, iptal etmek. avoidable... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | vitamin | Organic molecules essential for survival that humans cannot metabolize.... |
| | dosyalamak | to file. to put in a file. to classify. to throw into the discard.... |
| | odun | chump. firewood. lowbrow. wood. caveman. boor. wooden. dull. log.... |
| | değişik | different. diverse. way-out. diversified. alternative. several. varied. variegated. variant. calico. quirky.... |
| | filet | shallow waters of even depth.... |
|
|
|
 |
|
 |
|