 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dehisce | (f)., (bot). (bitki tohumları kabuğu) kendi kendine açılmak, yarılıp açılmak, çatlamak.... |
| | wench | i., f. kız, eksik etek; eski hizmetçi kız; eski fahişe, orospu; f., eski fahişe ile münasebette bulunmak, zamparalık et... |
| | noncombatant | (i.), (s.), (ask.) geri hizmetlerde görevli kimse; savaş zamanında sivil olan kimse; (s.) savaşta kullanılmayan.... |
| | sewage | (i.) Iağım pisliği. sewage disposal lağım pisliğini yok etme veya kullanılır hale koyma sistemi, lağım boşaltma usulü.... |
| | baton | (i)., (fr.) rütbe veya mevki alameti olan asa; değnek, sopa, baston; (müz). orkestra şefinin değneği, baton.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | boylu | tall.... |
| | turbo | The turbo is an exhaust-driven air/fuel compressor It increases the atmosperic pressure in the engin, resulting in added... |
| | denizci | seaman. mariner. sailor. gob. navigator. tar.... |
| | güneş tutulması | solar eclipse.... |
| | ılıtmak | take the chill of.... |
|
|
|
 |
|
 |
|