 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | forenoon | (i). öğleden evvel, sabah.... |
| | wagon | İng. waggon i. dört tekerlekli yük arabası; dört tekerlekli açık oyuncak araba; k.dili. tevkif edilenleri taşımaya ma... |
| | paint | f. boyamak, boya vurmak; boya ile resmini yapmak; tasvir etmek, resmetmek; boya gibi sürmek; boyayarak süslemek; düzg... |
| | bdellium | (i). bir çeşit kokulu reçine; bu reçinenin elde edildiği ağaç; Mekke pelesenk ağacı... |
| | calvary | (i). Hz isa'nın çarmıha gerildiği yer; (kh). Hz isa'nın çarmıha gerilmesini canlandıran heykel.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | münazara | formal debate. controversy. disputation.... |
| | antikalık | eccentricity.... |
| | birlik | alliance. association. block. brotherhood. college. combination. combine. company. concord. confederacy. confederation. ... |
| | sahil | seaside. coastal. coast. shore. beach. seashore. seaboard. seaside. waterside. bank. littoral. sea coast. strand.... |
| | anlamsal | semantic.... |
|
|
|
 |
|
 |
|