| English | Türkçe | | pendragon | i. (eski ingilterede) hükümdar veya başbuğ.... |
| | bill | i., f. gaga, ağız; f. gagalarım birbirine sürterek sevişmek, koklaşmak. bill and coo sevişip koklaşmak.... |
| | theta | i. Yunan alfabesinin sekizinci harfi; mat. degeri bilinmeyen bir açı işareti.... |
| | telling | s. tesirli, etkili .tellingly z. etkili bir şekilde, tesirli olarak.... |
| | wight | i., (eski) insan, yaratık.... |
| | integer | i. tam sayı; bütün.... |
| | gullet | (i.) boğaz, gırtlak; gırtlağa benzer su geçidi.... |
| | spill | i. lamba yakmaya mahsus kâğıt veya tahta parçası; tahta tıkaç, fıçı musluğu.... |
| | persuasion | i. inandırma, ikna etme; kandırma veya ikna etme kabiliyeti; kanaat, inanç, itikat; mezhep, din, akide... |
| | bowstring | kiriş iple boğarak öldürmek |
|
|