| English | Türkçe | | laxation | (i.) gevşeklik; gevşeme; (tıb.) boşalma (bağırsaklar).... |
| | vigilante | i., A.B.D. kanuni yetkisi olmadan kendi fikrine göre zorla düzen sağlamaya uğraşan kimse.... |
| | precook | f. önceden pişirmek..... |
| | congruity | (i). uygunluk, uyum; (mat). benzeşim.... |
| | sleeping | i., s. uyku hali; s. uyuyan, uykudaki; uyku için kullanılan. sleeping bag uyku tulumu. sleeping Beauty Uyuyan Güzel. ... |
| | crevice | (i). yarık, çatlak, rahne.... |
| | hop | f. (-ped, -ping) i. sıçramak, sekmek, seke seke yürümek; oynamak, zıplamak, dans etmek; üzerinden atlamak; sıçratmak, se... |
| | require | f. muhtaç olmak, ihtiyaç göstermek, gerekli bulmak; istemek, talep etmek. requirement i. gerek, icap, ihtiyaç.... |
| | dredge | (i)., (f)., (mak). tarak, tırmık, tarama aleti; (f). deniz dibini taramak, tarakla temizlemek (liman, nehir); tarama ... |
| | monocular | tek gözlü tek gözle kullanmaya mahsus |
|
|