| English | Türkçe |
| doily | (i). dantel veya işlemeli masa örtüsü.... |
|
| circumbendibus | (i). , (şaka). dolambaçlı yol; boş laf etme dolaylı bir şekilde meramını anlatma.... |
|
| pone | i. A.B.D.'nin güney eyaletlerine mahsus mısır ekmeği.... |
|
| lattice | (i.), (f.) pencere kafesi, kafes; üzerinde kafes şekli bulunan arma; (f.) kafes yapmak, kafes şekline koymak; kafesle çe... |
|
| xeroderma | i., tıb. deriyi kurutup kabuklaştıran bir hastalık.... |
|
| freezer | (i). donduran şey, dondurma makinası; yemekleri dondurarak uzun bir süre muhafaza eden dolap, dondurucu dolap.... |
|
| bid | f., i. müzayedede fiyat arttırmak; (briç), deklarasyon yapmak; teklif vermek; i. teklif; kalkışma, teşebbüs; (briç) dekl... |
|
| ineffaceable | s. silinemez. ineffaceably z. silinemez surette.... |
|
| off | (i.), (İng.), argo başlangıç. from the off başlangıçtan beri.... |
|
| ioof | kıs Independent Order of Odd Fellows |
|