 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dip | (f). (ped veya dipt, ping) batırmak, daldırmak, banmak; ıslatmak; kepçe gibi bir şeyle çıkarmak; bayrak gibi bir şeyi ... |
| | erethism | (i.), (tıb.) bir organın aşırı hassasiyeti veya aşırı uyarılabilme kabiliyeti.... |
| | stearic | s. stearik stearic acid stearik asit, içyağı asidi.... |
| | disadvantageous | (s). mahzurlu, zararlı; müsait olmayan, elverişsiz. disadvantageously (z). aleyhine olarak, zararına olarak.... |
| | performance | i. gösteri, temsil; eğlence programı; iş, fiil, amel; eser; huk. ifa, icra, yerine getirme, yapma, çalışma, işleme. b... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | engellemek | to hinder. to block. to handicap. to impede. to stave off. to ward off. to obviate. to prevent. to obstruct. to stop. to... |
| | balans ayarı | car wheel balance.... |
| | ons | Office for National Statistics.... |
| | bir daha | again. over again. second.... |
| | tablet | tablet. table. tabloid.... |
|
|
|
 |
|
 |
|