 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | unselfish | s. cömert, kendi çıkarını düşünmeyen.... |
| | hermaphrodite | (i)., (s)., (biyol). hem erkek hem dişi cinsiyet organlan bulunan canlı veya bitki; (s). hünsa, erselik, ikicinslikli. ... |
| | macaronic | s. diğer bir dili taklit ederek mizahi bir şekilde yazılan (edebi eser).... |
| | calvary | (i). Hz isa'nın çarmıha gerildiği yer; (kh). Hz isa'nın çarmıha gerilmesini canlandıran heykel.... |
| | enormity | i. alçaklık, habislik, iğrençlik, büyük kötülük.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sen | you. thou. thee. ye.... |
| | Hollanda | dutch. hollandish. netherlandish. holland. netherlands. netherland.... |
| | balıkçılık | fishing. fishery. fishing industry.... |
| | arzulu | desirous. ambitious. athirst for. longing. yearning. wishful. agog. avid. prurient. solicitous. wistful.... |
| | hamur tahtası | hutch. pasteboard.... |
|
|
|
 |
|
 |
|