 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | expositor | (i). şerh eden kimse,yorum yapan veya tefsir eden kimse. expository (s). şerh ve izah eden, açıklayan.... |
| | undine | i. bir çeşit su perisi.... |
| | wale | i., f. kamçı izi, dayak beresi; kumaş üstünde kabarık çizgi; f. kamçı ile iz bırakmak; çizgili kumaş dokumak.... |
| | cut | (s). kesilmiş, kesik, biçilmiş; tenzilâtlı; doğranmış, kıyılmış; yontulmuş; sulandırılmış: hadım edilmiş. cut and drie... |
| | poke | i. torba, kese. buy a pig in a poke. bir şeyi görmeden satın almak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | orijin | origin.... |
| | su yolu | water route. waterway. canal. flume. gully. gutter. watercourse.... |
| | bank | This is a method of addressing Data Memory Since enhanced devices have 8-bits for direct addressing, instructions can ad... |
| | bölen | divider.... |
| | namlu | barrel. gun barrel.... |
|
|
|
 |
|
 |
|