 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lightsome | s. şen, şuh; neşeli, canlı; parlak, ışıklı. lightsomely z. şuhca; canlı olarak. lightsomeness i. şuhluk; parlak!ık.... |
| | planet | i. gezegen, seyyare.... |
| | robot | i. insan gibi çalışan makina, robot; her türlü emirleri makina gibi yerine getiren vicdansız ve duygusuz kimse. robot ... |
| | antiemetic | (s)., (i). kusmayı önleyen (ilaç).... |
| | girdle | i., f. kuşak, kemer; korse, kuşak gibi saran herhangi bir şey; ağacın üzerinde kuşak şeklinde kabuğu soyarak yapılan ha... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | run | State of being current; currency; popularity.... |
| | yordam | procedure. technique. method. way. routine. agility. dexterity. skill.... |
| | uzakta | aloof. away. off. ulterior. well away.... |
| | işten çıkarmak | comb out. discharge. dismiss. dismiss from. let off. remove. sack.... |
| | başkalaşım | metamorphosis. metamorphism istihale. metamorfizm.... |
|
|
|
 |
|
 |
|