 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | protrusile | s. çıkarılabilir, uzatılabilir, pırtlak.... |
| | diverge | (f). ayrılmak, birbirinden uzaklaşmak; sapmak, yolundan ayrılmak; farklı olmak, aykırı olmak, fikirce ayrılmak; ayırm... |
| | clog | (i). mania, engel; köstek; tahta ayakkabı, takunya, nalın. elog dance tahta ayakkabı ile oynanan dans.... |
| | atop | (z)., edat, (s). üstte, üstünde, üzerine, üzerinde; (s). üstündeki. -ator sonek -ici: narrator hikâyeci. -atory so... |
| | fit | (i). hastalık nöbeti, sara, ihtilaç, tutarak; ani olarak zuhur eden geçici hal; devre. a fainting fit baygınlık nöbeti... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|