 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | oviparous | s., zool. yumurtlayan.... |
| | wither | f. solmak, kurumak; sararıp solmak; çürümek, zeval bulmak, bozulmak, kurutmak, soldurmak; çürütmek, bozmak; utandırma... |
| | cardiac | (s)., (i)., (anat). kalbe ait, kalple ilgili; yüreği tembih eden; mide ağzına ait; (i). kalp'hastası; kalp ilâcı. cardia... |
| | starred | s. yıldızlarla donanımı; her hangi bir şeyin yıldızı olarak gösterilmiş; yıldız işaretli; burçların etkisinde olan .... |
| | i | zam. ben. iyelik hali my benim. nesnel hali me beni, bana, benden. çoğ. we biz. iyelik hali our bizim, ours bizimki. n... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | özenmek | to take pains. to try hard. to imitate. to ape.... |
| | eğilim | inclination. tendency. affinity. aptitude. bent. bias. cast. desire. disposition. drift. fitness. liking. movement. ply.... |
| | hafriyat | excavation.... |
| | pintileşmek | to become very tightfisted.... |
| | pigment | Finely ground insoluble particles dispersed in coatings to influence properties such as color, corrosion resistance, mec... |
|
|
|
 |
|
 |
|