 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | clip | (f)., (i). kırkmak; kırpmak; uçlarını kesmek; bir kısım heceleri yutarak telaffuz etmek; (k.dili). vurmak, indirmek; (k... |
| | steeve | i., f., den. ambarda yük yerleştirmeye mahsus dikme, vinç mataforası; f. dikme ile yük yerleştirmek.... |
| | defame | (f). zem ve iftira ile bir kimsenin itibarını zedelemeye çalışmak; namusuna leke sürmek. defamation (i). iftira; lekele... |
| | brazil, brazilwood | i. bakkam ağacı, kızılağaç; bu ağaçtan elde edilen kızıl boya.... |
| | obviate | (f.) etkili tedbirlerle önünü almak, önlemek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ata | Airline Transportation Assication.... |
| | caydırıcılık | dissuasiveness. deterrence.... |
| | söylenmek | grumble. murmur. grouch. grouse. snarl. snarl at. complain. chide. fret and fume. make a noise. repine. be told. be said... |
| | taşıyıcı | carrier. bearer. transporter. stevedore. conveyor. carrier. supporter. hauler. carrying. conveying. live. conveyer.... |
| | ask | Also known as the Ask Price or the Offer Price The price a seller is currently willing to accept for a particular securi... |
|
|
|
 |
|
 |
|