| English | Türkçe |
| shook | (i)., (f). fıçı veya sandık yapmak için hazırlanmış malzeme; başak demetleri kümesi; (f). fıçılık tahtaları demet halin... |
|
| redirect | (f.) yeniden salık vermek; (mektuba) düzeltilmiş adresi yazıp yollamak.... |
|
| sag | f. (-ged, -ging) i. eğilmek, bükülmek, çökmek, bel vermek; sarkmak; yavaş yavaş düşmek (kıymet); den. rüzgâr altına sü... |
|
| liquate | f., gen. out ile bir alaşımdaki madenleri uygun bir sıcaklıkta ısıtıp birini eritmek suretiyle birbirinden ayırmak. li... |
|
| hairspring | (i.) saatin içindeki kıl gibi yay .... |
|
| antiscorbutic | (s)., (i). iskorbüt hastalığını önleyen (ilaç).... |
|
| unreligious | s. dinsiz; layik.... |
|
| transversal | s., i. yandan yana geçen, karşıdan karşıya, enine; i., geom. bir takım hatları kateden doğru hat.... |
|
| kiwi | i. Yeni Zeland'a mahsus bir kuş, kivi, bak. apteryx; ask, (argo) uçuş yapma yan havacı.... |
|
| vacuum | çoğ vacua boşluk vakum elektrik süpürgesi boşlukla ilgili elektrik süpürgesi kullanmak vacuum bottle termos vacuum brake vakum freni vacuum cleaner elektrik süpürgesi vacuumpacked içindeki hava boşaltılıp kapatılmış teneke kutu vacuum pump boşluk pompası boşaltaç vacuum tube elek radyo lambası |
|