 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | carbonation | (i)., (kim). karbondioksitle kireç çökeltme.... |
| | aliment | (i). yiyecek, gıda, beslenme; maişet, nafaka.... |
| | agent provocateur | (ajan provokatör) bir kimse veya grubu suç işlemeye teşvik edip sonradan cezalandıran gizli ajan.... |
| | bravura | i., müz. hareketli bir parça veya bölüm; yorumlamada hüner gösterisi.... |
| | bite | f. ısırmak, dişlemek; sokmak (arı v.b.); oltaya vurmak (balık) ; yakmak ; aşındırmak, yemek; ısırık, parça lokma; di... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kamburluk | gibbosity.... |
| | bekaret | chastity. virginity.... |
| | zem | speaking ill of. finding fault with. disparagement. slur.... |
| | pastil | A small cone or mass made of paste of gum, benzoin, cinnamon, and other aromatics, used for fumigating or scenting the a... |
| | federal | Pertaining to a league or treaty; derived from an agreement or covenant between parties, especially between nations; con... |
|
|
|
 |
|
 |
|