| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | cutthroat | (s)., (i). amansız; (i). katil, katil tipli adam.... |
| | occult | (f.) gizlemek; (astr.) önüne geçip gizlemek (güneş veya ayın bir yıldızı kapaması gibi); kaybolmak (bir görünüp bir kay... |
| | tunnel | i., f. (-ed, -ing veya -led, -ling) tünel, yeraltı yolu; yeraltı maden ocağının yatay yolu; f. tünel açmak; yeraltında... |
| | skeletal | s. iskelete ait, iskelet gibi.... |
| | freemason | (i). mason.... |
| | elastic | s., i. elâstikî, esnek, eski şeklini alan, toplanıp çekilen; lâstikli; hoş görü sahibi, şartlara kolayca uyabilen; üzün... |
| | syphon | bak. siphon.... |
| | mambo | i. mambo (dans).... |
| | slaphappy | s., (argo) yarı baygın, şaşkın; sersem.... |
| | fly | sinek sinek veya böcek şeklinde olta iğnesi sinek şeklinde sus fly blister tıb kurutulmuş ispanyol sineginden yapılmış bir çeşit yakı flypaper sinek kağıdı fly swatter sineklik sinek raketi fly in the ointment keyfe keder veren şey forest fly atsineği zool Hippobosca equina |
|
|
| Türkçe | English | | pal | Phase alternate line.... |
| | link | the means of connection between things linked in series. a fastener that serves to join or link; 'the walls are held tog... |
| | oynaklık | volatility. frivolity.... |
| | yarışçı | competitor. runner.... |
| | koku | aroma. savour. smell. trail. whiff. scent. odour. odor. perfume. stink. pong.... |
| | papa | an informal term for a father; probably derived from baby talk. 'father'.... |
| | federal | Pertaining to a league or treaty; derived from an agreement or covenant between parties, especially between nations; con... |
| | top arabası | gun carriage.... |
| | hesaplama | computation. reckoning. calculation. compution.... |
| | Van | large covered wagon for moving furniture etc also for conveying wild beasts etc for exhibition |
|
|
|