 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | reticulate | f., s. ağ şekline koymak; şebeke gibi göstermek veya yapmak; s. ağ gibi, şebekeli; bot. ağsı, retikulat. reticulation... |
| | copartner | (i). ortak, şerik.... |
| | enchilada | i. Meksika'da yapılan çok biberli bir börek.... |
| | cockle | (i). tarak; midye ve istiridyeye benzer eti yenir bir deniz hayvanı, (zool). Cardium edule; bu hayvanın kabuğu; küçük ha... |
| | litter | i., f. döküntü, çerçöp yığıntısı; intizamsızlık, karışıklık; kedi veya köpek gibi hayvanın bir defada doğurduğu yavrul... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | üşütük | balmy. barmy. bats. batty. bent. bonkers. cracked. crackers. dotty. freak. nut. nutcase. nuts. nutshell. potty. queer. s... |
| | asli | actual.... |
| | saklanılmak | to be hidden. to be concealed. to be kept secret from sb. to be kept in. to be stored in. to be saved. to be kept. to be... |
| | sulamak | water. sprinkle. irrigate. hydrate. quench.... |
| | galaksi | galaxy.... |
|
|
|
 |
|
 |
|