 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | mean | s. orta, vasat;vasati, ortalama; mat. orantılı. mean distance ortalama mesafe. mean pressure ortalama basınç. mean ti... |
| | bin | i., f. ambar, kömürlük,kutu,sandık; f. ambarlamak,kutuya veya sandığa koymak.... |
| | syndesmo- | (önek), anat. bağ, bağ zarına ait.... |
| | coast | (i). sahil, deniz kıyısı; kayak yapmak için uygun yokuş. coast artillery (ask). sahil topçusu. Coast Guard sahil muhafız... |
| | reward | f., i. mükâfatlandırmak, mükâfatını vermek, ödül vermek; karşılığını vermek; gönül okşamak; taltif etmek; i. mükâfat, ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | konkav | concave.... |
| | kontrat | contract. agreement. charter. indenture.... |
| | karşılaştırmak | compare.... |
| | kronometre | split-second watch. chronometer. stop watch. timer. clock. timekeeper. timepiece.... |
| | görünmez | invisible. out-of-sight.... |
|
|
|
 |
|
 |
|