| English | Türkçe | | uncommitted | s. taahhüt altına girmemiş; bağımsız; fikrini söylememiş.... |
| | dairy | (i). süthane, mandıra; sütçü dükkânı. dairy farm mandıra. dairymaid (i). sütçü kız. dairyman (i). sütçü. dairy products ... |
| | description | (i). tarif, tanımlama, tavsif, vasıflandırma, beyan; cins, nevi, çeşit. answer to the description tavsif edilmiş olan öz... |
| | cuft | (kıs). cubic foot, cubic feet.... |
| | transilient | s. bir şeyden öbürüne atlayan; ani hareketlerle sıçrayan.... |
| | restore | f. iade etmek; geri vermek; eski haline koymak, onarmak, restore etmek, yenilemek: iyileştirmek, sıhhatini iade etmek,... |
| | foil | (f)., (i). engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; avda avcıları saşırtmak; (i). hayvan izi.... |
| | mauritius | i. Mauritius Adası.... |
| | malassimilation | i., tıb. iyi özümlenmeyiş.... |
| | divisor | mat bölen greatest common divisor en büyük ortak bölen |
|
|