 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | inaccurate | s. yanlış; kusurlu, tam olmayan, hatalı; aslından farklı. inaccuracy i. tam olmayış, hatalı oluş; kusur, hata. inaccur... |
| | classic | (s)., (i). klasik, özellikle sanat ve edebiyatta eski Yunan ve Roma tarzında; örnek teşkil edecek şekilde olan; belirli... |
| | portico | i. büyük bir binanın kapısı önündeki direkler altı, revak.... |
| | mulch | i., f. bitki köklerini sıcak veya soğuk ile kuraklıktan korumak veya meyvaları temiz saklamak için kullanılan saman ve y... |
| | ideat | f. tasavvur etmek, kavramak, anlamak idea'tion i. tasavvur veya kavrayış yeteneği.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | çapaçul | untidy. slovenly. disordered.... |
| | bağdaştırmak | accommodate. to harmonize. to reconcile. to accommodate.... |
| | belirtilen | declared.... |
| | edi | Electronic Data Interchange is a form of electronic messaging used by business and government to make purchases, payment... |
| | alarm | This feature causes the watch to sound at a pre-set time.... |
|
|
|
 |
|
 |
|