 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | geognosy | i. kayalar bilgisi, kayaların madeni oluşumlarından, sınıflarınrından ve bulundukları yerlerden bahseden ilim.... |
| | yay | s., z., (A.B.D.), leh. bu kadar.... |
| | subreption | i. kasıtlı yanıltıcı ifade; huk. hakikati gizleyerek bir ayrıcalık veya mülk elde etme.... |
| | itch | (f.), (i.) kaşınmak, gidişmek; şiddetle arzu etmek; (i.) kaşıntı, kaşınma, gidişme; şiddetli arzu; uyuz hastalığı. itc... |
| | ruinate | f., s., nad. harap etmek, mahvetmek, yok etmek; s. harap, viran. ruina'tion i. mahvetmek; harabiyet, yıkılma; yıkıcı şe... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | keser | adze.... |
| | es | Errored Second.... |
| | büyücü | necromantic. magician. sorcerer. wizard. enchanter. charmer. necromancer. warlock. wise man.... |
| | sezgisel | intuitive.... |
| | söylemek | apprise. betray. disclose. impart. observe. pronounce. recite. remark. report. say. speak. tell. utter. voice.... |
|
|
|
 |
|
 |
|