 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bully | i., f. kabadayı, kendinden küçükleri ezen kimse, zorba kimse; f. zorbalık etmek, kabadayılık etmek.... |
| | threnody , threnode | i. mersiye, ağıt.... |
| | welloff | s. hali vakti yerinde olan, mutlu.... |
| | parimutuel | i. at yanşlarında kaybedenlerin paralarının kazananlara dağıtıldığı bir çeşit müşterek bahis.... |
| | pooh | (ünlem) Öf! (sabırsızlık veya küçümseme belirtir).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | dokunmak | touch. contact. feel. handle. tip. affect. disagree. be intolerant of. clap. kiss.... |
| | cezaevi | gaol.... |
| | turşu | pickle.... |
| | müdür yardımcısı | deputy manager. assistant / deputy manager. assistant manager. coadministrator. codirector. corporate secretary.... |
| | döşemek | spread. lay down. floor. upholster. furnish. appoint. inlay. veneer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|