eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-sevişmek to love each other. to have sexual intercourse.
2-sevişmek make love. have sex. sleep with. lie with. bang. bill. jump. lay. pet. shag.
3-sevişme copulative. love making. making love. petting. lay.
4-sevişme lovemaking.
5-sevişme lovemaking. caressing each ohter. sexual intercourse.
6-sevişmek pet. to make love. to like one another. be good friends. to love/like each other. to make love. to have sex. to pet. to neck. to sleep together. to sleep with sb.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
heating (s)., (i). ısıtıcı; kızıştırıcı, tahrik edici; (i). Isıtma sistemi, ısıtma. heating coil (elek). rezistans....

germane s. ilgili, alâkalı, müna sebeti olan....

tabernacle i., f. çadır, hayme; mesken; taşınabilen tapınak; tapmak; den. indirilen direğin Iskaçası; f. barınmak, barındırmak. t...

glyptic s. bilhassa kıymetli taş oymacılığına ait. glyptics i. kıymetli taş oymacılığı....

sh (kıs.) share, shilling....

settlement (i.) yerleşme, oturma; kararlaştırma; halletme; hesap görme; duvarın veya toprak setin biraz çöküp oturması; yeni sömü...

crustacea (i)., zool eklembacaklılar kolundan kabuklular. crustacean (s)., (i). kabuklulara ait ; (i). kabuklular sınıfından bir h...

chortle (f)., (i). kıkırdamak, kahkahaları zaptetmek; (i). kıkırdama....

irremediable (s.) çaresiz, telâfi olunamaz; tedavisi mümkün olmayan. irremediably (z.) çaresiz olarak, telafisi mümkün olmayarak....

yellow sarı renkli rengi sararmış dili korkak alçak namussuz heyacan yaratan gazete kıskanç sarı boya yumurta sarısı çoğ tıb sarılık çoğ eskikıskaçlı haset sararmak saratmak yellow atrophy tıb karaciğeri sarartan tehlikeli bir hastalık yellow dog it aşağılık kimse yellow dog contract kontrat süresince sendika ile ilişkisi olmayacağına söz vermek yellow fever sarı humma yellow jack karantina alameti olan sarı humma yellow jacket yaban arısı yellow journalism aşağı cinsten gazetecilik yaygaracı gazetecilik yellow peril sarı ırkın dünyayı istila edceği farz olunan tehlike yellow race sarı ırk mongolit ırkı yellow streak korkaklık eğilimi yellowish sarımtırak yellowness sarılık

TürkçeEnglish
zayıflama corruption. weakening. attenuation....

dinsel tören rite. religious service. tract....

har vurup harman savurmak to squander....

hecelemek to spell out by syllables. to syllable. to utter the syllables of....

o he....

Orta Çağ Middle Age....

çocuk arabası baby buggy....

gözleri faltaşı gibi açılmak goggle....

haysiyet honor. honour. pride. dignity....

milimetre millimeter