| English | Türkçe | | statement | i. ifade; takrir, ifade olunan şey, beyanat, demeç; rapor; hesap raporu.... |
| | barbary | (i). eski Berberistan. Barbary ape Kuzey Afrika ile Cebelitarık'ta yaşayan bir cins maymun. Barbary Coast San Fransisk... |
| | funny | s eğlenceli, komik, güldürücü, kdili tuhaf, garip, acayip funny bone anat dirsekte bir şeye çarpınca kolun karın cala... |
| | popeyed | s. patlak gözlü.... |
| | mothball | f., ask., den. gemileri veya harp malzemesini depolamak.... |
| | set | (i.) duruş, oturuş; batma, batış, gurup; akıntı veya rüzgarın yönü; fide; testere dişlerinin çaprazlanması; meyil, eğil... |
| | suggestible | s. teklif edilebilir; kolaylıkla tesir altında kalan. suggestibility i. kolaylıkla tesir altında kalma.... |
| | troubadour | i. Fransa ve İtalya'da on bir ile on üçüncü yüzyıllar arasında saz şairi, âşık, ozan.... |
| | procurable | s. bulunur, tedarik olunur, elde edilir.... |
| | unweave | wove woven dokunmuş veya işlenmiş şeyi sökmek |
|
|