 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | answer | (i). cevap, karşılık, mukabele; (müz). bir çalgının başka bir çalgıya cevap vermesi; hesabın doğru sonucu. answerles... |
| | goodwill | (i.), good will iyi niyet, hüsnüniyet, hayırhahlık; neşe; (ikt.) bir ticaret yerinin itibar ve müşteri ilişkileri gibi ... |
| | umbriferous | s. gölge yapan, gölgeli.... |
| | flap | (i)., (f). (ped, ping) aşağı sarkan kanat veya kapak; (tıb). sarkan et parçası; sarkan bir şeyin çarpması veya çarpma ... |
| | cultrate | (s)., (bot). sivri ve keskin kenarlı (yaprak).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | standartlaştırmak | to standardize. whip into line.... |
| | dil sürçmesi | slip of the tongue. lapse. lapse of the tongue. malapropism. parapraxis.... |
| | ring | See Illust. of Sporangium.... |
| | ahlakça | morally.... |
| | alarm | alarm.... |
|
|
|
 |
|
 |
|