| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | turkey | i. hindi, zool. Meleagris gallopavo; A.B.D., (argo) başarısız piyes. turkey buzzard hindi akbabası. turkey cock erkek ... |
| | sack | f., i. yağmalamak, informal soyup soğana çevirmek; i. yağma.... |
| | genesis | i. hilkat, yaratılış, meydana gelme; başlangıç, mebde, menşe; b.h. Tekvin.... |
| | gianders | i., bayt. at cinsinden hayvanlara mahsus nezle gibi fakat çok tehlikeli bir hastalık, sakağı, ruam. glandered s. bu has... |
| | income | i. gelir, kazanç, irat; biyo. vücuda giren gıda. income tax gelir vergisi. gross income brüt gelir, gayri safi gelir n... |
| | color guard | (ask). alay sancağından sorumlu olan nöbetçi.... |
| | norwegian | (s.), (i.) Norveçli; Norveç diline ait; (i.) Norveçli kimse; Norveç dili.... |
| | jemadar | i. yerli Hint subayı; Hintli baş hizmetçi.... |
| | haik | (i.) Arapların başları ile beraber vücutlarına sarındıkları kumaş, ihram, çarsaf.... |
| | league | birleşme ittifak özel amaçlar için meydana getirilen birlik cemiyet spor lig birleştirmek ittifak etmek League of Nations Milletler Cemiyeti be in league with müttefiki olmak Hanseatic League ortaçağlarda Almanya'da birtakım şehirler arasında yapılan ticari birleşme |
|
|
| Türkçe | English | | evham | argwohn. phantasie. wahn. verdacht.... |
| | yanılgı | error. mistake.... |
| | dere | valley. brook. stream. rivulet. run. runlet. watercourse. beck. bourn. bourne. branch. creek. dale. gully. kloof. runnel... |
| | monolog | monologue , monolog.... |
| | sürme | driving. drive. continuation. proscription. application. eye liner. kohl. cursor. smear.... |
| | don | To put on; to dress in; to invest one's self with. a European river in southwestern Russia; flows into the Sea of Azov C... |
| | örgütleme | posdcorb : planning , organising , staff.... |
| | sığdırmak | to make sth fit into a container of place.... |
| | alto | Highest adult male voice, or a female voice in the same range At Knox, the Alto section of the choir is usually made up ... |
| | görgü | good manners cultivation breeding etiquette convenances grace manners |
|
|
|