 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lurk | f. hırsız gibi gizlenmek, pusuya yatmak; gizli olmak; gizli gizli dolaşmak. on the lurk pusuda lurkingplace i. pusu yer... |
| | breakage | i. kırma, kırılma; kırılan şeylerin tutarı; ikt. kırılma payı, kırık bedeli.... |
| | yell | f., acı acı bağırmak,haykırmak,çığlık atmak;tempo ile bağırarak taraf tutmak; i. haykırış, çığlık, tempo ile haykırış ve... |
| | heat | (f). Isıtmak, ısınmak; kızdırmak, kızmak.... |
| | ny | (kıs.) New York.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kibir | arrogance. conceit. disdain. haughtiness. pride. hauteur. hubris. importance. loftiness. snootiness. vainness. vanity.... |
| | çavuş | sergeant. noncom. non-commissioned officer. noncommissioned officer.... |
| | yazılım paketi | software package.... |
| | pah | Polyaromatic Hydrocarbons Also called PNAs or PCAs Cyclic hydrocarbons of which many of these materials are carcinogenic... |
| | zıkkım | poison. the demon drink. unpleasant food.... |
|
|
|
 |
|
 |
|