 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | recondite , recondite | (s.) derin (ilim); muğlak, kapalı, müphem, gizli, belirsiz. reconditely (z.) derin bilgi ile. reconditeness (i.) derinl... |
| | shuteye | i., (argo). uyku.... |
| | paring | i. kabuğunu soyma; soyulmuş kabuk parçası. paring knife patates soyacak bıçak paring machine kabuk soyma makinası.... |
| | croon | (f). mırıldanmak, alçak sesle şarkı söylemek.... |
| | scientific | s. ilme ait; bilimsel, fenni; fen kurallarına uygun; fen bilgisi olan; kesin, doğru. scientific method bilim yöntemi ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|