 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | seraph | (i.) (çoğ. phim) en yüksek melekler sınıfından biri. seraphic(al) (s.) meleğe ait, melek gibi, çok güzel. seraph'ically ... |
| | blinkard | i. durmadan gözlerini kırpan kimse, gözleri iyi görmeyen kimse; ahmak kimse, budala kimse.... |
| | die | (f). (died,dying)ölmek, vefat etmek; ölecek gibi olmak; sıkılmak, informal patlamak; helâk olmak; mahvolmak; yok olma... |
| | observatory | (i.) rasathane; etrafın manzarasını seyretmek için yapılmış kule.... |
| | flam | (i)., (k).dili yalan, hile.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | doğma | being born. rising. birth.... |
| | mübalağalı | exaggerated. hyperbolic. tall. too too.... |
| | oksitlenmek | to be oxidized. oxidize.... |
| | hastanelik olmak | to get so sick that one needs hospitalization. to be badly beaten up.... |
| | tonoz | vault. beach gear. ground gear. ground tackle.... |
|
|
|
 |
|
 |
|