 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | by | edat yanında, yakınında, nezdinde;yakınından, yanından; ile, vasıtasıyla; (-den),tarafından; kadar; göre; hakkında, hakk... |
| | botree | Asnam incir ağacı, bo inciri, Budistlerin kutsal saydıgı ağaç.... |
| | protoplast | i. yaratılan ilk şey; asal hücre.... |
| | sway | f., i. sallamak; eğmek, meylettirmek; etkilemek, tesir etmek; idare etmek, istediği tarafa yöneltmek; den. bedenin ağır... |
| | whisk | i., f. hızlı ve hafif hareketle süpürme: ufak süpürge veya fırça: (İng.) yumurta teli; f. hafif hafif süpürmek; (İng.) y... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | soda | soda water. sodium carbonate. sodium bicarbonate. soda.... |
| | yaşlılık | old age.... |
| | hava kapağı | ventilator.... |
| | mekik | shuttle. fly shuttle. fly. flyer. flier. netting needle.... |
| | sakinleşmek | let one's hair down. calm down. compose oneself. cool down. quieten. smooth down. become tranquilized. hush. let up. qui... |
|
|
|
 |
|
 |
|