 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | toast | i., f. kızartılmış ekmek (dilimi); f. ekmek kızartmak; ateşe tutup iyice ısıtmak; kızarmak (ekmek); çok ısınmak, yanmak... |
| | sauce | i., f. salça, sos, terbiye; haşlanmış meyva sosu; k.dili terbiyesizce söylenmiş söz, küstahça lakırdı; f. salça ilave ... |
| | ma | kıs. Master of Arts.... |
| | howler | i. havlavan hayvan, bağıran kimse veya hayvan: argo gülünç hata, budalaca yanlışlık.... |
| | diplomatics | (i). eski resmi ve sikaları çözme ve gerçeğe uygunluğunu tayin etme ilmi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | balata | brake lining. facing. liming. packing.... |
| | ring | A circular area in which races are or run or other sports are performed; an arena.... |
| | hediye | bonus. gift. present. gratuity. prezzie.... |
| | plan | A method of action as text, drawing, or map. means any bonus, profit-sharing, pension, retirement, thrift, savings, ince... |
| | element | One of the simplest or essential parts or principles of which anything consists, or upon which the constitution or funda... |
|
|
|
 |
|
 |
|