 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | corrosion | (i). paslanma, aşınma, çürüme; bozukluk, çürüklük, korozyon.... |
| | copper | (f).bakır kaplamak; bakır rengi vermek; (argo). bahis tutuşmak. coppery (s). bakır gibi, bakırımsı, bakırlı.... |
| | pocketbook | i. cüzdan; ufak boy kitap, cep kitabı; cep defteri.... |
| | leaved | s. yapraklı four-leaved clover uğurlu sayılan dört yapraklı yonca.... |
| | calamander | (i). Seylan ve Hindistan'da bulunan ve kerestesi oymacılıkta kullanılan sert bir ağaç, (bot). Diospyros quaesita.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|