| English | Türkçe |
| proportional | s., i. orantılı; i. bir başkasıyle orantılı olan nicelik veya sayı. proportional representation pol. nispi temsil. pr... |
|
| no | (çoğ. nos.) (kıs.) number.... |
|
| rare | (s.) çiğ, az pişmiş, iyi pişmemiş.... |
|
| stomacher | i. eskiden kadınların giydiği süslü göğüslük.... |
|
| milkman | i. sütçü.... |
|
| beat | (i). vuruş, darbe; darbeden ileri gelen ses; (müz). tempo; ses; polis devriyesi; ilginç bir haberin rakip gazeteden evve... |
|
| hike | (f)., (i). engebeli arazide uzun yürüyüş yapmak; (etek) toplamak; fiyatı yükseltmek; kaldırmak; (i). uzun ve çetin yür... |
|
| thereafter | (z.) sonra; ondan sonra.... |
|
| radioscopy | i. radyoskopi.... |
|
| medal | madalya para şeklinde nişan |
|