 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gravel | (i.), (f.) (ed, ing veya led, ling) çakıl; (tıb.) kum, kum hastalığı, idrar taşı; (f.) çakıl doşemek; şaşırtmak; (k.di... |
| | zoroastrian, zarathustrian | i., s. Zerdüşt kimse; s.Zerdüşti.... |
| | thaw | (f.), (i.) erimek, buzları çözülmek: erime derecesine gelmek (hava); Isınmak, samimileşmek; eritmek; (i.) erime, çözülm... |
| | harpy | (i.) mitolojide yüzü ve vücudu kadına, kanatları ile ayakları kuşa benzer canavarlardan biri. harpy (i.) yırtıcı ve gad... |
| | villus | i. anat. bağırsak içindeki kılsı çıkıntı; bot. ülger, sebze veya meyva tüyü. villous s. kılsı çıkıntılı; ince tuylu, ü... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|