 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | bovine | s. öküz ve inek gibi büyükbaş hayvanlarla ilgili; bu hayvanlara benzer; sıkıcı, durgun, hissiz.... |
| | toboggan | i., f. ayaksız ve ucu kalkık alçak kızak; f. böyle kızakla kaymak veya gitmek. toboggan slide böyle kızakların kayması... |
| | carborundum | (i)., (tic). (mark) zımpara, korindon.... |
| | patrol | i., f. (-led, -ling) karakol, askeri devriye; ileri karakol, keşif kolu; devriye gezme: f. devriye gezmek. patrolman i.... |
| | desist | (f). (gen). from ile vaz geçmek, çekilmek, bırakmak, ayrılmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | akın akın | rushing and surging in grounds.... |
| | kökleştirmek | ingrain. root.... |
| | divane | mad.... |
| | şakacılık | good humoredness.... |
| | sarsılmak | to be shaken. to be jarred. to be jolted. to be laid low by. to be hit hard by. (illness , schock , downturn in one's af... |
|
|
|
 |
|
 |
|