| English | Türkçe |
| telephony | i. sesi uzağa nakletme ilmi, telefon kurma veya işletme bilgisi.... |
|
| up | (önek) yukarıya; ayağa; tamamen.... |
|
| freshman | (i). bir işe yeni başlayan kimse; kolej veya üniversitenin birinci sınıf öğrencisi.... |
|
| glare | f., i., s. göz kamaştıracak surette parlamak; çok parlak olmak (renk); göze çarpmak; yiyecekmiş gibi bakmak, dik dik b... |
|
| retrospect | i., f. geçmiş şeyleri düşünme; geçmişe bakış; f. geçmiş şeyleri hatırlamak, geçmişi düşünmek. retrospec' tion i. geçm... |
|
| cheesy | (s). peynir gibi, peynir nevinden;(ABD)., (argo). kalitesiz, adi. cheesiness (i). peynirli veya peynir gibi oluş.... |
|
| longlived | s. uzun ömürlü. longlivedness i. uzun ömürlülük.... |
|
| thomism | i. Thomas Aquinas ve taraftarlarının dogmatik felsefesi. Thomist s. bu felsefeye ait.... |
|
| sweetly | z. tatlı tatlı, sevimli bir şekilde.... |
|
| wsw | kıs west southwest |
|