 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | feeble | (s). zayıf, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz. feeble joke soğuk şaka. feeble minded (s). geri zekâlı; iradesiz. feeblenes... |
| | rictus | i. kuş gagasının açılma genişligi; ağız açıklığı.... |
| | sick , sic | f. saldırmak (köpek); gen. on ile saldırtmak, kışkırtmak (köpek). Sick'em ! Fırla, haydi !... |
| | pall | f. yavanlaşmak, tatsızlaşmak; zevkini kaybetmek, bıkmak; usandırmak, bıktırmak. It has palled on me Gına geldi Bıktım a... |
| | jinx | i., f., (argo) uğursuz şey veya kimse, uğursuzluk; f. uğursuzluk getirmek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ata | AT Attachment.... |
| | para | Ortho-, and Meta-.... |
| | restore | To copy files that once resided on your hard disk from another disk or a tape back onto your hard disk.... |
| | modem | Acronym for modulator-demodulator A device or application that permit a computer to transmit data over telephone lines b... |
| | enik | kitten. whelp.... |
|
|
|
 |
|
 |
|