 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | portcullis | i. bir kale veya müstahkem yere girilmesini önlemek için indirilen demir parmaklık.... |
| | indubitable | s. şüphe kaldırmaz, kati, kesin. indubitably z. şüphesiz, muhakkak.... |
| | calotte | (i). kalot, Katolik papazlarınınkine benzer başın yalnız tepe kısmını örten takke.... |
| | schismatic -ical | s., i. ayrılık yaratan, dinde mezhep ayrılığı husule getiren; i. hizipçi. schismatically z. bölünme yaratarak, hizip k... |
| | flag | (i)., (f). (ged, ging) bayrak, sancak, bandıra, flama; köpek veya geyik kuyruğu; (müz). çengel; (f). bayrak çekmek, bay... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | istifleme | stowing.... |
| | bombe | A low, baroque-style chest with bulging, convex sides. bulbous, curving form; convex fronts and sides of chests.... |
| | pigment | A colored powdered substance that is mixed with a liquid in which it is relatively insoluble. The substance in paint or ... |
| | kostüm | man's two or three-piece suit. costume. dress.... |
| | yeğen | nephew. niece.... |
|
|
|
 |
|
 |
|