| English | Türkçe | | lopsided | s. bir tarafa meyilli; orantısız.... |
| | pale | s. solgun; renksiz, soluk mat, donuk. palefaced s. beti benzi atmış rengi uçmuş. palely z. solgun bir şekilde renksiz ... |
| | ascot | (i). bir çeşit enli boyunbağı.... |
| | alehouse | (i). meyhane, birahane.... |
| | sapid | s. lezzetli, çeşnili. sapid'ity, sapidness i. lezzet, tat.... |
| | boot | f., i., (eski) veya (şiir) fayda etmek; yararlı olmak, işe yaramak; i., (eski) fayda; çare. What boots it? Faydası ne? N... |
| | imitate | f. taklit etmek, taklidini yapmak, benzetmek; bir kimseyi örnek tutmak. imitative s taklit kabilinden. imitatively ... |
| | cockle | (f) buruşturmak, buruşmak.... |
| | uganda | i. Uganda.... |
| | unslakedime | sönmemiş kireç |
|
|