 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sweep | f. (swept) süpürmek, süpürge ile temizlemek, toplamak veya götürmek, süpürüp götürmek; sürüklenmek, sürüklemek; yayılm... |
| | singlestick | i. eskrim değneği; değneklerle oynanılan eskrim; kısa kalın sopa.... |
| | marchpan, marzi:pan | i. bir çeşit acıbadem kurabiyesi... |
| | predestinarian | s., i. kadere mahsus; kadere inanan; i. kadercilik- yanlısı. predestinarianism i. kadercilik.... |
| | squat | f., (-ted, -ting) s., i. çömelmek: çökmek; izinsiz olarak bir yere yerleşmek, gecekondu yaparak yerleşmek; çömeltmek;... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | otlak | field. grass. grassland. meadow. pasturage. pasture. range.... |
| | başkalaşım | metamorphosis. transfiguration. meta-.... |
| | yol parası | carfare.... |
| | Şii | shi'i. shi'ite. of the shi'a.... |
| | Ren geyiği | reindeer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|