eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

Türkçe English
1-sakınca inconvenience. objection.
2-sakınca inconvenience. objection. drawback. disability.
3-sakıncasız sth which has no drawbacks.
4-sakınca drawback. objection. disadvantange. disadvantage. disadvantageousness.
5-sakıncalı objectionable. undesirable. inconvenient.
6-sakıncalı sth which has drawbacks. person whom it is wise to avoid. disadvantageous. objectionable. unfavo u rable.
7-sakıncalı inconvenient. objectionable. disadvantageous. prejudicial. unfavorable. unfavourable.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ilginçEng > Tr10:05:21
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
understanding i., s. anlayış, kavrayış; kafa, zekâ; fikir; söz kesme; anlaşma; anlaşmazlığın halledilmesi; s. akıllı, anlayışlı. und...

pyromagnetic s., fiz. sıcaklık ve mıknatısın birleşik tesirinden meydana gelen veya bu tesire ait....

tinker i., f. seyyar tenekeci veya lehimci; tamirci; tamircilik; bir seşit uskumru; f. teneke kapları tamir etmek; kabaca tam...

stuff i., f. madde; asıl, esas; k.dili. eşya, ev eşyası; boş laf, saçma; kumaş; ilâç; k.dili. şey, zımbırtı, zırıltı; (argo)...

intellection i. anlama, anlayış, idrak....

kin (sonek) ufak, küçuk (kuçültme eki,-cik)....

avert (f). başka tarafa çevirmek, yön değiştirtmek; önlemek, menetmek, defetmek, bırakmamak....

rigmarole i. saçma konuşma; kırtasiyecilik....

presbytery i. kilisede yalnız papazların girebildiği perdeli veya kapalı kısım; Presbiteryen kiliselerinde yö- netim kurulu....

discredit itibardan düşürmek kötülemek şüpheye düşürmek güvenini sarsmak inanmamak kulak asmamak itimat etmemek

TürkçeEnglish
arınmak to become clean. to be purified....

ha Health Authority....

kanon Canon. 1) Short hymns consisting of nine odes, sung at the service of Matins 2) The special service known as the Great K...

vuruşkan belligerent. pugnaicious. combative....

varsayım conjecture. hypothesis. presumption. supposition. hypothesis hipotez. faraziye. assumption....

kulak zarı eardrum....

halis pure. unmixed....

sake Salmon....

karakol gemisi coast-guard ship. patrol vessel. guard boat. patrol boat. picket boat....

usulsüzlük lack of method inconsistency with the established rules of procedure unlawfulness irregularity infraction of rules