 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | conation | (i)., (psik). teşvik edici kuvvet. conative (s). meram ve arzu ile ilgili; (gram). gayret ifade eden (fiil).... |
| | mean | f. (meant) (ment) niyet etmek, kurmak, düşünmek; ifade etmek, mana vermek, kastetmek, demek istemek; demek. He means w... |
| | pyrophotometer | i., fiz. ışınları camdan geçirme suretiyle yüksek sıcaklık derecelerini ölçen bir çeşit pirometre.... |
| | turmaline | bak. tourmaline.... |
| | sunday | i. pazar günü. Sunday school kilisede pazar günü din dersleri verilen okul. a month of Sundays k.dili. uzun müddet. Su... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | karamela | caramel. taffy toffee. toffee toffy taffy.... |
| | efsanevi | fabled. legendary. mythic. mythical. cyclic. cyclical. larger than life.... |
| | gevşek | cranky. flabby. flaccid. free. limp. loose. remiss. slack. yielding. lax. baggy.... |
| | org | organ. pipe organ erganun. organ.... |
| | papa | A child's word for father.... |
|
|
|
 |
|
 |
|