 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | longshoreman | i. gemi yükletme ve boşaltma gibi liman işlerinde kullanılan işçi.... |
| | dispossess | (f). mal ve mülküne el koymak, evinden çıkarmak, (huk). tahliye etmek; yoksun bırakmak, mahrum etmek. dispossession (... |
| | cestus | (i). kuşak, kemer; korse; (mit). aşk ilhamı veren ve üzeri birçok şeyle süslenmiş olan Venüs`ün kuşağı.... |
| | burgeon | i., f. tomurcuk, filiz; f. tomurcuk ve filiz vermek, sürmek.... |
| | semperfidelis | Lat. daima sadık.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|