| English | Türkçe | | yerba | i. Paraguay çayı.... |
| | furrow | i, f sabanın açtığı iz, karık; kırışık; tahta veya maden üstüne kazılan ufak oluk; f saban izi yapmak; alında kırışık ... |
| | mum | s., (ünlem) susmuş, suskun; (ünlem) Sus! Mums the word. Sırrı kimseye söyleme. Aramızda kalsın.... |
| | susceptive | s. çabuk müteessir olan, hassas.... |
| | oak | (i.) meşe ağacı, (bot.) Quercus; meşe odunu. British oak, English oak kaya meşesi. Spanish oak, red oak bodur meşe, sa... |
| | tightwad | i., A.B.D., (argo) cimri kimse.... |
| | s.d. | kıs. South Dakota.... |
| | acrobatics | (i). cambazlık, akrobasi.... |
| | intr. | (kıs.)intransitive.... |
| | signification | anlam mana meal |
|
|