eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-rock i. kaya; kaya parçası; kaya gibi kuvvetli şey; (A.B.D.),( argo) büyük mücevher, elmas; (ing.) akide şekeri; felâkete sebep olan şey. the Rock Cebelitarık dağı ve kalesi. rock bass Amerika'ya mahsus bir çeşit tatlı su balığı. rock bottom kaya tabakası; en aşağı (fiyat). rockbound s. etrafı kayalık; ulaşılmaz, erişilmez. rock candy akide şekeri. rock crystal neceftaşı. rock garden kayalık yerde bulunan bahçe; dağ çiçekleri yetiş- tirmek için özel olarak yapılan kayalık bahçe. rock ruby 1â1 taşı. rock salt kayatuzu. rockwork i. kaya parçaları ile yapılan duvar veya bahçe- süsü. living rock arz kabuğun daki taşküreden ayrılmamış kaya kitlesi. on the rocks kayaya çarpmış, harap olmuş; iflâs etmiş; buzlu fakat soda veya su katılmamış (viski).
2-rocket i., f. havai fişek, roket; f. roket atmak; havaya doğru dik uçmak; hızlı ve dikine uçmak. rocket bomb tepkili bomba.
3-rockery i. kayalık bahçe, taş yığınından yapılmış çiçeklik.
4-rocky s. kayalık, kaya dolu; kaya gibi; hissiz, duygusuz, katı, katı kalpli. Rocky Mountains, Rockies Kayalık Dağlar. rockiness i. kayalıklı olma.
5-rocker i.beşik veya salıncaklı sandalye altmdaki kavisli ağaç, ayak; beşik sallayan kimse.off one,s rocker (argo) çatlak, dengesiz, deli.
6-rocky s. sallanmaya eginik, sallanan, titrek; kararsız; k.dili zayıf, halsiz.
7-rockribbed s. kayadan kenarları olan; çok inatçı.
8-rock f., i. sallamak; beşik sallamak, sallayarak. uyutmak; sallanmak, olduğu yerde sallanmak; i sallama, sallanma .rockandroll i. çok ritmik bir pop müziği .rocking chair salıncaklı sandalye. rocking horse salmcaklı oyuncak at. rock the boat velveleye vermek.
9-rocket i. roka, bot. Eruca sativa.
10-rockfish i. bir çeşit kayabalığı.
11-rockrose i. laden; keçisakalı, bot. Cistus creticus.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
communicative (s). konuşkan, duygulannı serbestçe dile getiren....

technicality i. ilmi nitelik; ilmi veya fenni terimlerin kullanılması; fen veya sanayi ile ilgili ayrıntılar; incelik, ayrıntı ....

hernia (i). fıtık, kasık yarığı, kavlıç. hernial (s). fıtıklı, fıtığa ait....

chloroplast (i)., (bot). içinde klorofil bulunan protoplazma, kloroplast....

dingbat (i)., (k).dili ufak şey; fırlatılan şey; ismi unutulan şey....

windjammer i., den. yelkenli gemi; yelkenli tayfası; (argo) geveze kimse, dillidüdük....

euphoria (i.), (psik.) öfori, kendini aşırı derecede zinde hissetme hali....

aquiline (s). kartal gibi; kartal gagası gibi kıvrık (özellikle burun için kullanılır), gaga burunlu....

valorize , ing. -ise f. hükümetçe fiyat tespit etmek....

manchu Mançuryall Mançu Mançurya dili Mançulara veya dillerine ait

TürkçeEnglish
dindarlık piety. devotion....

yergi satire. squib. satire hicviye. hiciv. satir....

ben EPA's computer model for analyzing a violator's economic gain from not complying with the law. Used frequently in 'patro...

sura Southern Universities Research Association, based in Washington DC....

la A....

fosforlu phosphorous. phosphoric....

kopyalama copying....

konveyör conveyor. conveyer....

hidrojen bombası hydrogen bomb....

küçük dalga wavelet